Çocukluk yıllarımda yazdıklarım ve gençlik denemelerimi saymazsak eğer yirmi yılı aşkın bir zaman diliminde yazıyla uğraşıyorum. Satış ve pazarlama alanındaki blog yazıları, makaleler, kaynak başvuru kitaplarımın yanı sıra bir düzine kadar roman ve öykü kitaplarımın da olması artık beni bu alanda da yazarak bilgi paylaşabileceğim konusunda oldukça yüreklendirdi. Öyle ki cesaret ve onun yarattığı motivasyonla bu yazıyı yazmaya karar verdim. Ümit ediyorum ki hem ben hem de okuyucular keyif alır, faydalanır ve tatmin oluruz. Aslında kendi yazı yazma yöntemim konusunda yaptıklarımı anlatmakla işe başlayabileceğimi düşünmüş olsam da sadece kendi tecrübemi aktarmamın doğru olmayacağını biliyorum. Başka profesyonel deneyimlerinde hatta usta öğreticilerin de ortaya koyduklarını paylaşarak bu yazının amacına hizmet etmesini çok istiyorum. Ayrıca inandığım ve öğrendiğim yöntemleri de paylaşmak istiyorum. Üstelik hikâye yazma alanında doğru bilgiler vererek okuyucuları rahatlatmak bu yazımın ana teması…Özetle, okuyucuların gönüllerini ferah tutmaları benim için her şeyden daha öncelikli… Zira geçenlerde aldığım bir yazma eğitiminin de benim yıllar boyunca yazma sanatı üzerine yaptıklarımı onaylaması, olumlu yönde test etmesi, bir yazar olarak doğru yolda olduğumu teyit etmesi, açıkçası gururumu okşadı. Dahası var… Beni bu konuyu ele almam konusunda derinden etkiledi.Bu yüzden böyle bir yazıyla karşınızdayım. Bir konuya odaklanmamızı sağlayacak en doğru yöntem, şüphesiz araştırma sorusuyla başlangıç yapmaktır. O halde ilk soruyu sorabiliriz. Yazarlar niçin yazar? Yazarlar için yazmak maliyetsiz bir o kadar da keyifli bir yolculuktur. İster hobi ister profesyonel alanda yazsınlar onlar için kalemi ellerine almak tutkulu bir yaşam biçimidir. Yazarlar acıklı ya da korkunç olayları konu edinebilirler. Yine yazarlar çoşkuyu, heyecanı ve aşkı ifade edebilirler. Destansı kahramanlıklar da yazabilirler. Bunların bir kısmı okuyucular için çekilmez seyahatler de olabilir ancak yine de yazarlar bu yolculuğun tadına varmayı isterler. Bu yüzdendir ki onlar zevk aldıkları için yazarlar. Yukarıdaki paragrafta da belirtildiği gibi amaç, zevk almak ise yazar amacını gerçekleştirmek için yazacaklarını hayal eder, düşünür, araştırır ve tasarlar. Hatta yine zevk unsuru işin içinde olduğu için tasarlama kısmını analitik bakışıyla güçlendirir. Onu bir mühendislik harikasına dönüştürebilir. Şu ana kadar söylediklerim tam olarak aşağıdaki sorunun cevabını oluştursa da biz olayın içerisine girebilmek için soru sormaya devam ederek konuyu tüm yönleriyle ele alalım. Alt kırınımları olan ikinci önemli soruyu sorarak devam edelim. Bir yazar için kurgu nedir? Neyi ifade eder? Nasıl yapılır? Kurgu yazma işi tamamen karakterlerle ilgilidir. Onlara yaşam alanı kurduğunuz hikâyenin sınırları belli olan ya da olmayan zamanı ve mekânı da içerisine alan bir tasarımdır. Karakterleri yaratmak için ortaya koyduğunuz deneyimleriniz, gözlemleriniz, bilginiz anılarınız,arzularınız,bilinen gerçekler,gerçekleriniz,gerçek algınız,hayal gücünüz,fikirleriniz ve hatta yazmaya çizmeye yarayan malzeme ve ekipmanlarınızdır. Kurgu karakterlerini canlandırma ve hikâye yazmanın ilk aktif çalışması bir başka ifadeyle eylemsel adımı kurgu tasarımını yapmak yani kurguyu yazmaktır. Önemli bir ayrıntı olarak da yazarı rahatlatan ve özgür bırakan kısmı kurgunun değişkenlik gösterebileceğini bilerek harekete geçmektir. Ruh halimize, yaşadıklarımıza, ilham duraklarımıza en önemlisi gözlemlerimize göre değişiklikler yapabiliriz. Hatta sayfalarca, aylarca ilerledikten sonra kurgudan saparak yeni bir güncellikte farklı bir kurguya da sahip olabiliriz. Bu iki önemli aşamadan sonra üçüncü kaçınılmaz ve ertelenemez süreç kendi alanımızı yaratmak olmalıdır. Bunun için en değerli aracımız elinizin altındaki, çekmecenin içindeki, masanın üzerindeki defterimizdir. Yazar defteri oluşturmak Hikâyeleri, sahneleri, karakterleri, ilham perisinin tetiklediği edebi özgür cümleleri, diyalogları yazdığımız bir defterimiz olmalı. Bu defterin çok değerli bir hazine olduğunu hissetmemiz gerekir.Bu hissiyatı ona özen gösterek,saklayarak ,ertelemeden yazarak, notlar alarak, düzeltmeler yaparak, arada sırada okuyarak ve tüm fonksiyonlarını kullanarak gösterebiliriz. Teknolojinin imkânlarından da faydalanmak şüphesiz işlerimizi kolaylaştıracaktır. Bilgisayar,mobil cihazların not alma özelliği sayesinde e-posta adresimize gözlemlerimizi yazarak e-posta atmakta dahil yazı defterini en etkili şekilde kullanmamız gerekir. Buraya kadar ele aldığımız konular bir yazar için doğru yolun habercisi olsa da sıradaki en önemli olanı değildir. En önemli olanı : Hikâye yazma sürecinde ağırlık yüzdesi en büyük parçaları oluşturan hikâyenin yapı taşları olan karakterler, zaman ve mekândır. Önce zaman ve mekân unsurlarını kısaca ele almak istiyorum. Ayrıntılı bilgiyi karakter oluşturma başlığı altında vermenin daha doğru olacağı inancındayım. Zira zaman ve mekân unsurları karakterin doğasında yer alan tamamlayıcı girift unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Zaman ve mekân unsurları Kurgunun içerisinde yer alan karakterlere de hayat veren okuyucuyu zihinsel sürece hazırlayan, hikâyeyi anlamaya ve muhakeme etmeye sürükleyen rasyonel ya da irrasyonel unsurlardır. Zaman ve mekânla ilgili yararlı ayrıntıları, rutinleri de takip ederek bu unsurlar güçlendirilebilir. Bu kısa tanımlamadan hemen sonra artık hikâye kurgusuna hayat veren en önemli yapı taşı karakterleri oluşturma ve olay örgüsü kısmına geçebiliriz. Karakterleri oluşturma ve olay örgüsü Yazar defterinize aldığınız notlar artık yine bu defterde ele alarak ortaya koyacağınız ayrıntılı bir şablonla karakterlere hayat verecektir. Önce işe karakterleri okumakla başlayabiliriz. Bu tam anlamıyla başka yazarların ve onların kitaplarının karakterlerinden ilham almakla olabilir. Bunun için yazı yazmak, not almak gözlem yapmak kadar okumakta şarttır. Bu aşama da bir yazar olarak benim en çok faydalandığım kavram ise empatidir. Bana kalırsa bir yazarda en çok bulunması gereken meziyet de empatidir. Böylece karakterlerin iç dünyasına yolculuklar yapabilir onları daha iyi anlayabilir, sağlıklı tanımlamalar ve betimlemeler yapabiliriz. Şüphesiz bu bakış açısı olay örgüsünün de besin kaynağı olacaktır. İlk iş olarak betimleme gücü yüksek bir cümleyle işe başlayabiliriz. Şöyle ki “Aylin de ilk fark ettiğim şey gözünden aşağıya doğru ağızının köşesine kadar uzanan düzensiz hilâl şeklindeki doğum lekesiydi” Bu cümleyle hayat vermeye çalıştığımız karakter için bir karakter şablonu hazırlayarak devam edelim. Yukarıda ilk yaptığımız çıkış yolu oluşturma çalışması fiziksel tanımlamaydı ancak tabii ki yeterli değil… Şablonda sırasıyla düşünce ve iç dünyası, kişilik tanımı, karakterin bulunduğu yer, zaman, karakterin arka hikâyesi, karakterin davranışları olmalıdır. Oluşturduğumuz bu veri tabanı özellikle olay örgüsünü de güçlendirerek karaktere ve hikâyeye hayat verecektir. Artık çoğumuzun duyduğu, bazılarının iyi bildiği, başkalarının da yanlış bildiği olay örgüsü kavramıyla karşı karşıyayız. Konunun uzmanları olay örgüsü için şöyle diyorlar. Bana kalırsa çokta haklılar.” Karakter olay örgüsüdür. Olay örgüsü karakterdir.” Buradan yola çıkarsak basit bir formülü aşağıdaki gibi kullanabiliriz. Yarattığınız karakter çok uyumlu mizacıyla insan ilişkilerinde örnek bir kişilik olabilir. Ancak yaşadığı olumsuzluklar karakterinde bozulmalara neden olarak yeni kusurlar yaratabilir. Örneğin, atletizm yapan bir sporcunun kaza sonucu engelli olması… Ruhsal problemlere neden olabilir. Böylece iyiyken kötüye dönüşen durumlar yaşanabilir. Bu örnek gerçek bir olay örgüsü örneği olarak işimizi kolaylaştırır. Empatiyi de yazarın düşünce dünyasına katarsak olay örgüsü etkileyici olabilir. Buradaki formül kısaca şöyledir. Karakter ve yeni durumun ortaya çıkardığı çatışma…Ve sonrasında bambaşka bir durum olarak tanımlanmıştır. Bu tanımın teknik adı olay örgüsüdür. Son aşama Bu aşama aslında son aşama olarak tanımlansa da soyut bir aşamayı adlandırıyor. Oluşturduğumuz karakterleri ve onların olay örgüsüne katkılarını kurgu tasarımına koymaktır. Kelimenin tam anlamıyla montajını yaparak ya da başka bir ifadeyle kurguya yerleştirerek yazmaya devam ettiğimiz finale kadar ulaştığımız süreçtir. Final ve editör kontrolü Final tabii ki başka bir gözle bakan, inceleyen, öneren, düzelten, eleştiren editör kontrolü olmalıdır. Dil bilgisi kuralları, mantık önerileri dahil editörden gelen geri bildirimleri dikkate alarak hikâye nihai aşamaya ulaşır. Artık hikâye okuyucun karşısına çıkmaya hazırdır. Ali Kayacan Not: Bu makale 30 Mart 2023 yılında Harvard Business Review Türkiye Blog sayfasında yayınlandı.
Çocukluk yıllarımda yazdıklarım ve gençlik denemelerimi saymazsak eğer yirmi yılı aşkın bir zaman diliminde yazıyla uğraşıyorum. Satış ve pazarlama alanındaki blog yazıları, makaleler, kaynak başvuru kitaplarımın yanı sıra bir düzine kadar roman ve öykü kitaplarımın da olması artık beni bu alanda da yazarak bilgi paylaşabileceğim konusunda oldukça yüreklendirdi. Öyle ki cesaret ve onun yarattığı motivasyonla bu yazıyı yazmaya karar verdim. Ümit ediyorum ki hem ben hem de okuyucular keyif alır, faydalanır ve tatmin oluruz.
Aslında kendi yazı yazma yöntemim konusunda yaptıklarımı anlatmakla işe başlayabileceğimi düşünmüş olsam da sadece kendi tecrübemi aktarmamın doğru olmayacağını biliyorum. Başka profesyonel deneyimlerinde hatta usta öğreticilerin de ortaya koyduklarını paylaşarak bu yazının amacına hizmet etmesini çok istiyorum. Ayrıca inandığım ve öğrendiğim yöntemleri de paylaşmak istiyorum. Üstelik hikâye yazma alanında doğru bilgiler vererek okuyucuları rahatlatmak bu yazımın ana teması…Özetle, okuyucuların gönüllerini ferah tutmaları benim için her şeyden daha öncelikli… Zira geçenlerde aldığım bir yazma eğitiminin de benim yıllar boyunca yazma sanatı üzerine yaptıklarımı onaylaması, olumlu yönde test etmesi, bir yazar olarak doğru yolda olduğumu teyit etmesi, açıkçası gururumu okşadı. Dahası var… Beni bu konuyu ele almam konusunda derinden etkiledi.Bu yüzden böyle bir yazıyla karşınızdayım.
Bir konuya odaklanmamızı sağlayacak en doğru yöntem, şüphesiz araştırma sorusuyla başlangıç yapmaktır.
O halde ilk soruyu sorabiliriz.
Yazarlar niçin yazar?
Yazarlar için yazmak maliyetsiz bir o kadar da keyifli bir yolculuktur. İster hobi ister profesyonel alanda yazsınlar onlar için kalemi ellerine almak tutkulu bir yaşam biçimidir. Yazarlar acıklı ya da korkunç olayları konu edinebilirler. Yine yazarlar çoşkuyu, heyecanı ve aşkı ifade edebilirler. Destansı kahramanlıklar da yazabilirler. Bunların bir kısmı okuyucular için çekilmez seyahatler de olabilir ancak yine de yazarlar bu yolculuğun tadına varmayı isterler. Bu yüzdendir ki onlar zevk aldıkları için yazarlar.
Yukarıdaki paragrafta da belirtildiği gibi amaç, zevk almak ise yazar amacını gerçekleştirmek için yazacaklarını hayal eder, düşünür, araştırır ve tasarlar. Hatta yine zevk unsuru işin içinde olduğu için tasarlama kısmını analitik bakışıyla güçlendirir. Onu bir mühendislik harikasına dönüştürebilir. Şu ana kadar söylediklerim tam olarak aşağıdaki sorunun cevabını oluştursa da biz olayın içerisine girebilmek için soru sormaya devam ederek konuyu tüm yönleriyle ele alalım.
Alt kırınımları olan ikinci önemli soruyu sorarak devam edelim.
Bir yazar için kurgu nedir? Neyi ifade eder? Nasıl yapılır?
Kurgu yazma işi tamamen karakterlerle ilgilidir. Onlara yaşam alanı kurduğunuz hikâyenin sınırları belli olan ya da olmayan zamanı ve mekânı da içerisine alan bir tasarımdır. Karakterleri yaratmak için ortaya koyduğunuz deneyimleriniz, gözlemleriniz, bilginiz anılarınız,arzularınız,bilinen gerçekler,gerçekleriniz,gerçek algınız,hayal gücünüz,fikirleriniz ve hatta yazmaya çizmeye yarayan malzeme ve ekipmanlarınızdır.
Kurgu karakterlerini canlandırma ve hikâye yazmanın ilk aktif çalışması bir başka ifadeyle eylemsel adımı kurgu tasarımını yapmak yani kurguyu yazmaktır. Önemli bir ayrıntı olarak da yazarı rahatlatan ve özgür bırakan kısmı kurgunun değişkenlik gösterebileceğini bilerek harekete geçmektir. Ruh halimize, yaşadıklarımıza, ilham duraklarımıza en önemlisi gözlemlerimize göre değişiklikler yapabiliriz. Hatta sayfalarca, aylarca ilerledikten sonra kurgudan saparak yeni bir güncellikte farklı bir kurguya da sahip olabiliriz.
Bu iki önemli aşamadan sonra üçüncü kaçınılmaz ve ertelenemez süreç kendi alanımızı yaratmak olmalıdır. Bunun için en değerli aracımız elinizin altındaki, çekmecenin içindeki, masanın üzerindeki defterimizdir.
Yazar defteri oluşturmak
Hikâyeleri, sahneleri, karakterleri, ilham perisinin tetiklediği edebi özgür cümleleri, diyalogları yazdığımız bir defterimiz olmalı. Bu defterin çok değerli bir hazine olduğunu hissetmemiz gerekir.Bu hissiyatı ona özen gösterek,saklayarak ,ertelemeden yazarak, notlar alarak, düzeltmeler yaparak, arada sırada okuyarak ve tüm fonksiyonlarını kullanarak gösterebiliriz. Teknolojinin imkânlarından da faydalanmak şüphesiz işlerimizi kolaylaştıracaktır. Bilgisayar,mobil cihazların not alma özelliği sayesinde e-posta adresimize gözlemlerimizi yazarak e-posta atmakta dahil yazı defterini en etkili şekilde kullanmamız gerekir.
Buraya kadar ele aldığımız konular bir yazar için doğru yolun habercisi olsa da sıradaki en önemli olanı değildir. En önemli olanı : Hikâye yazma sürecinde ağırlık yüzdesi en büyük parçaları oluşturan hikâyenin yapı taşları olan karakterler, zaman ve mekândır.
Önce zaman ve mekân unsurlarını kısaca ele almak istiyorum. Ayrıntılı bilgiyi karakter oluşturma başlığı altında vermenin daha doğru olacağı inancındayım. Zira zaman ve mekân unsurları karakterin doğasında yer alan tamamlayıcı girift unsurlar olarak karşımıza çıkmaktadır.
Zaman ve mekân unsurları
Kurgunun içerisinde yer alan karakterlere de hayat veren okuyucuyu zihinsel sürece hazırlayan, hikâyeyi anlamaya ve muhakeme etmeye sürükleyen rasyonel ya da irrasyonel unsurlardır. Zaman ve mekânla ilgili yararlı ayrıntıları, rutinleri de takip ederek bu unsurlar güçlendirilebilir. Bu kısa tanımlamadan hemen sonra artık hikâye kurgusuna hayat veren en önemli yapı taşı karakterleri oluşturma ve olay örgüsü kısmına geçebiliriz.
Karakterleri oluşturma ve olay örgüsü
Yazar defterinize aldığınız notlar artık yine bu defterde ele alarak ortaya koyacağınız ayrıntılı bir şablonla karakterlere hayat verecektir.
Önce işe karakterleri okumakla başlayabiliriz. Bu tam anlamıyla başka yazarların ve onların kitaplarının karakterlerinden ilham almakla olabilir. Bunun için yazı yazmak, not almak gözlem yapmak kadar okumakta şarttır. Bu aşama da bir yazar olarak benim en çok faydalandığım kavram ise empatidir. Bana kalırsa bir yazarda en çok bulunması gereken meziyet de empatidir. Böylece karakterlerin iç dünyasına yolculuklar yapabilir onları daha iyi anlayabilir, sağlıklı tanımlamalar ve betimlemeler yapabiliriz. Şüphesiz bu bakış açısı olay örgüsünün de besin kaynağı olacaktır.
İlk iş olarak betimleme gücü yüksek bir cümleyle işe başlayabiliriz.
Şöyle ki “Aylin de ilk fark ettiğim şey gözünden aşağıya doğru ağızının köşesine kadar uzanan düzensiz hilâl şeklindeki doğum lekesiydi”
Bu cümleyle hayat vermeye çalıştığımız karakter için bir karakter şablonu hazırlayarak devam edelim. Yukarıda ilk yaptığımız çıkış yolu oluşturma çalışması fiziksel tanımlamaydı ancak tabii ki yeterli değil… Şablonda sırasıyla düşünce ve iç dünyası, kişilik tanımı, karakterin bulunduğu yer, zaman, karakterin arka hikâyesi, karakterin davranışları olmalıdır. Oluşturduğumuz bu veri tabanı özellikle olay örgüsünü de güçlendirerek karaktere ve hikâyeye hayat verecektir. Artık çoğumuzun duyduğu, bazılarının iyi bildiği, başkalarının da yanlış bildiği olay örgüsü kavramıyla karşı karşıyayız.
Konunun uzmanları olay örgüsü için şöyle diyorlar. Bana kalırsa çokta haklılar.” Karakter olay örgüsüdür. Olay örgüsü karakterdir.” Buradan yola çıkarsak basit bir formülü aşağıdaki gibi kullanabiliriz.
Yarattığınız karakter çok uyumlu mizacıyla insan ilişkilerinde örnek bir kişilik olabilir. Ancak yaşadığı olumsuzluklar karakterinde bozulmalara neden olarak yeni kusurlar yaratabilir. Örneğin, atletizm yapan bir sporcunun kaza sonucu engelli olması… Ruhsal problemlere neden olabilir. Böylece iyiyken kötüye dönüşen durumlar yaşanabilir. Bu örnek gerçek bir olay örgüsü örneği olarak işimizi kolaylaştırır. Empatiyi de yazarın düşünce dünyasına katarsak olay örgüsü etkileyici olabilir.
Buradaki formül kısaca şöyledir. Karakter ve yeni durumun ortaya çıkardığı çatışma…Ve sonrasında bambaşka bir durum olarak tanımlanmıştır. Bu tanımın teknik adı olay örgüsüdür.
Son aşama
Bu aşama aslında son aşama olarak tanımlansa da soyut bir aşamayı adlandırıyor. Oluşturduğumuz karakterleri ve onların olay örgüsüne katkılarını kurgu tasarımına koymaktır. Kelimenin tam anlamıyla montajını yaparak ya da başka bir ifadeyle kurguya yerleştirerek yazmaya devam ettiğimiz finale kadar ulaştığımız süreçtir.
Final ve editör kontrolü
Final tabii ki başka bir gözle bakan, inceleyen, öneren, düzelten, eleştiren editör kontrolü olmalıdır. Dil bilgisi kuralları, mantık önerileri dahil editörden gelen geri bildirimleri dikkate alarak hikâye nihai aşamaya ulaşır.
Artık hikâye okuyucun karşısına çıkmaya hazırdır.
Ali Kayacan
Not: Bu makale 30 Mart 2023 yılında Harvard Business Review Türkiye Blog sayfasında yayınlandı.
Ali Kayacan'ın kaleme aldığı satış kitapları sadece satış ve pazarlamayı öğretmekle kalmıyor ; okuyuculara derin ve şiirsel bir dille edebiyat sunuyor.
Roman; seksenli yılların Ankara’sında, gri sokakların, suskun apartmanların ve yarım kalmış hayatların arasında filizlenir. Babasının intiharının yükünü annesine yükleyen Banu, annesinin kurduğu yeni hayata duyduğu öfkeyle sarsılır ve ardına bakmadan bilinmeze doğru bir kaçışa sürüklenir. Genç bir psikolog olarak hayatın sillesini yemiş, zarar görmüş kadınların tutunacak dalı olan Banu; başkalarının ruhuna dokunurken kendi geçmişinin gölgelerinden kaçmaya çalışır. Geride kalan Meltem ise kaybolan kızının izini sürebilmek için geçmişe uzanır ve eski mahalle arkadaşı Semih’ten yardım ister. Dedektif Semih bu arayışı sadece bir görev olarak değil, yılların içinden gelen bir vefa duygusuyla üstlenir. Bir yanda Banu’nun öfke ve kırgınlıkla örülü yeni hayat mücadelesi, diğer yanda Semih’in sabırla ilerleyen iz sürüşüyle şekillenen bu anlatı; aile bağlarının kırılganlığını, geçmişin silinmeyen izlerini ve Ankara’nın soğuk sokaklarında yankılanan o soluksuz arayışı derin ve şiirsel bir dille okura taşır.
Roman, öykü, satış ve pazarlama alanlarında kaleme aldığı eserlerini okurlarıyla buluşturan Ali Kayacan’ın kitaplarına aşağıdaki satış kanallarından ulaşabilirsiniz.
•Deka Kitap Çiçek Sepeti Mağazası
https://www.ciceksepeti.com/d/tum-urunler?storeid=1500056557 • Deka Yayınları Shopier Mağazası: shopier.com/dekayayinlari • Arkadaş Kitabevi Ankara Mağazaları
• Dost Kitabevi Ankara • Ayrıca Ali Kayacan’ın kitapları, Türkiye’nin önde gelen internet kitap satış platformlarından temin edilebilmektedir. Sizi, edebiyatın insan ruhuna dokunan gücünü satış ve pazarlamanın iş dünyasındaki dinamikleriyle buluşturan Ali Kayacan’ın kitaplarını keşfetmeye davet ediyoruz...
Ali Kayacan Eğitmen,Yazar,Sınav Değerlendirici
Ali Kayacan Türkiye’nin satış ve pazarlama eğitimleri alanında derin bilgisi ve tecrübesiyle tanınan, saygı duyulan bir profesyoneldir.
Alanında uzmanlığa ve geniş bir tecrübeye sahip olan Kayacan, Satış Labirenti, Satış Reçeteleri, Satış Ansiklopedisi gibi satış üzerine yazılmış önemli kitapların yazarıdır.
Deka Eğitim ve Danışmanlık şirketinin kurucusu olan Ali Kayacan satış ve pazarlama eğitmeni olarak hizmet vermektedir.